İshak Paşa Sarayı ve Tarihi… – Part 1

Dizilerde, filmlerde görmeye alıştığımız Topkapı Sarayı dışında derin geçmişe sahip bir sarayı İshak Paşa Sarayı’nı tanıtacağım bu yazımda. Ağrı’nın kudretli sarayı olan bu yapı, Türk tarihinde ayakta kalan yapılardan biridir.

Ağrı’da bulunan yarı yıkık bir saray ve yönetime sahip olan bir yapıdır. Ağrı’da yapılan en büyük eser olan İshak Paşa Sarayı Osmanlı döneminde yapılmıştır.

Sarayın Yeri

Türkiye’nin en doğusundaki, İran sınırına çok yakın, sarp bir kayaya tünemiş, ülkenin en görkemli tarihi yapılarından birine oturuyor. Güzelliğini dağlık ve sıkıcı bir manzara ile karşılaştıran, beklenmedik bir şekilde girift bir mimari incisi olan İshak Paşa Sarayı olarak bilinmektedir. Hala ihtişamıyla gezginleri şaşırtmayı başarıyor, ancak İpek Yolu’nu takip eden yorgun tüccarlar üzerinde daha da güçlü bir izlenim bırakmış olmalı. Vadinin karşısında, daha yüksek bir sırtta çok daha eski bir yapı olan Doğubayazıt Kalesi bulunmaktadır.

Sarayın Tarihi

İshak Paşa Sarayı, Çolak Abdi Paşa tarafından yapılmaya başlanan ve Osmanlı döneminden kalma bir saraydır. Saraya adını veren ve 1790-1791 yılları arasında Çıldır Paşası olan Jaqeli Hanesi’nden Gürcü İshak Paşa tarafından inşaatı sürdürülmüştür.

Sarayın Özellikleri

Saray, doğu-batı olarak düzenlenmiş, yapay olarak düzleştirilmiş bir platform üzerine inşa edilmiştir. Düz zeminin etkisi, yapının bir kısmının altında bodrumun oluşturulmasıyla sağlanmıştır. Mahzen, en derin yerinde 15 metreye ulaşır. Sarayın temelleri kayalık ve sert bir zemine oturtulmuştur. Tepenin üç tarafı çok dik ve tek uygun yaklaşım, tek girişin bulunduğu doğudan. Saray düzensiz bir şekle sahiptir ve boyutları yaklaşık 115 ila 50 metredir.

Daha detaylı özelliklere buradan ulaşabilirsiniz.

Sarayın Mimarisi

Sarayın mimarisi, sınır bölgesindeki konumu nedeniyle Selçuklu, Osmanlı, İran ve Ermeni tarzlarının yaratıcı bir karışımıdır. Sarayı inşa etmek için altı farklı yerel taş kullanılmıştır. Sarayın süsleri, çoğunlukla çiçek motiflerini, geometrik şekilleri ve arabeskleri temsil eden taş oymalardır. Özellikle çatı yapısı ve kolonlar için ahşap da kullanılmıştır. Fakat orijinal ahşap çatıların çoğu ortadan kalkmıştır.

Sarayın Bölümleri

116 odaya sahip olan sarayda türbe, sur, tek kubbeli bir cami ve surlar bulunmaktadır. Bununla birlikte divan ve harem salonları bulunmaktadır. Hepsinde klasik Osmanlı izlerine rastlanmaktadır.

Başa dön tuşu